25 Şubat 2022 Cuma

Enerji ve Tarımdaki Kırılganlıklar ve Kömür Gazlaştırma

Geçen hafta yazmış olduğum bu kısa yazıdaki risklerin hemen hemen büyük bir kısmı gerçek oldu. Maalesef Rusya-Ukrayna savaşı başladı. Döviz ve altında yukarı yönlü dalgalanmalar başladı. Buğday ithal ettiğimiz ve yakın ilişkilerimizin olduğu iki önemli ülke olan Rusya ve Ukrayna savaşının ne kadar süreceği belli değil. Dünya diken üstünde. Avrupa ve ABD’nin aksine aslında en büyük zarara uğrayacak ülkelerin başında biz geliyoruz. 
Rusya, doğalgazda ana tedarikçi,petrolde de en önemli tedarikçilerden. Bir taraftan da Akkuyu Nükleer Santrali’ni inşa ediyorlar. Yani maalesef tüm yumurtalar aynı sepette. Uzun vadeli stratejik bir planlamayla bu bağımlılığı ve kırılganlığı kırmamız gerekiyor. Bunun en önemli iki saç ayağı enerji ve tarımdır. Her ikisinde de yerli teknoloji geliştirip yerli üretime dönmemiz gerekiyor. Tarımın ana girdilerinden gübreyi kömürü gazlaştırarak üretebiliriz. Aynı şekilde kömür gazlaştırma ile petrol ve SNG (sentetik d.gaz) de üretebiliriz. En pahalı enerji sizin olmayan ithal olan enerjidir. Çin bile nispeten daha ucuz olan ithal d.gazdan petrokimyasal üretmek yerine, yerli kömürlerinden gazlaştırma yoluyla petrokimyasal, SNG, amonyak ve üre üretiyor. 
Ülke olarak şapkamızı önümüze alıp düşünmemiz gerekiyor. 
Bu konuların tamamını ve işin stratejik önemini alternatif ekonomik modellerle doktora tezimde anlatmaya çalıştım. Okumak, faydalanmak ve yapıcı eleştirilerde bulunmak isteyenler için altta indirme linkini bırakıyorum.

http://aktanmetin.blogspot.com/p/doktora-ve-yuksek-lisans-tezim-my-phd.html

 #enerji #kömür #kömürgazlaştırma #rusya #ukrayna

12 Şubat 2022 Cumartesi

Coal Gasification Animation (Kömür Gazlaştırma Nasıl Yapılır?)

This animation explains coal gasification process.

Bu animasyon video, kömür gazlaştırmanın nasıl yapıldığını anlatmaktadır. Video, oldukça basit ve anlaşılır. 

Ülkemiz konumu itibariyle zengin petrol ve doğal gaz rezervlerinin ortasında olan ama maalesef petrol ve doğal gaz rezervleri olmayan önemli bir ülke. Petrol ve doğal gazın neredeyse tamamı ithal ediliyor. Jeopolitik olarak coğrafyamızda çok fazla risk var. Olası Rusya Ukrayna savaşı, Rusya'dan aldığımız doğal gazı bir anda kesebilir. Petrol fiyatları inanılmaz bir şekilde yükseliyor. İthal kömür fiyatları nerdeyse 300 ABD$ oldu. Tüm bu riskler ülkemiz ekonomisini son derece olumsuz etkiliyor. Enerjide dışa bağımlı olduğumuz sürece maalesef enflasyon hep problem olacak. Peki tüm bu riskleri uzun vadede bertaraf etmenin bir yolu yok mu? Evet bence var. Yaklaşık 21 milyar ton gibi oldukça büyük bir kaynağa sahip olduğumuz yerli linyitlerimiz tüm bu riskleri bertaraf edebilir. Evet yerli kömürlerimiz çare olabilir...


Ülkemizin tek fosil kaynağı kömür. Yerli kömürlerimizi küresel ısınmaya neden olmadan, minumum emisyon salımları ile kullanmanın bilinen en iyi yolu da kömür gazlaştırma. Sürdürülebilir ve çevreyle barışık bir kalkınma için yerli kömürlerimizi muhakkak gazlaştırmalı ve katma değeri yüksek çeşitli petrokimyasallar (amonyak, polietilen, polipropilen, olefinler, vb...), tarımsal amaçlı amonyak-üre, SNG (doğal gaz eşdeğeri sentetik gaz) ve sıvı yakıtlar (dizel, uçak yakıtı gibi) gibi çeşitli ürünlere dönüştürebilmeliyiz. 

Çin kömür gazlaştırmayı çoktan başardı ve şu anda dünyada lider konumda. Biz neden yapamayalım ki? Ülkemizin enerjide bağımsız ve ekonomide söz sahibi olabilmesinin yolu, kanaatimce yerli hazinemiz olan kara elmaslarımızı en yüksek teknolojilerle işletmekten geçiyor...

8 Şubat 2022 Salı

Enerjinin Geleceğinde Kömür

Pandemik Covid salgınının şoku sonrası yeniden ivmelenen sektör, tüm hammaddelerde olduğu gibi, enerji hammaddelerinde de inanılmaz tüketim artışı yaşıyor. Tüketim artışları beraberinde rekor fiyatlanmaları da getiriyor ve her geçen gün hammadde fiyatlarının nereye gideceği tartışılıyor. Fosil enerji kaynağı fiyatları da yukarı yönlü çıkmaya devam ediyor.

Diğer taraftan zorlu kış şartları, fosil enerji kaynaklarından olan kömürün önemini bir kez daha öne çıkardı diyebiliriz. Mevsimsel şartlar, rüzgar ve güneşteki verimliliği azalttığından, kömür santralleri yeniden devreye girmeye başladı. Kömürün geleceği senaryoları bir kez daha tartışılır oldu. Kömürsüz bir gelecek mi, yoksa kömürle birlikte sürdürülebilir bir enerji geleceği mi öne çıkacak? 

Bu kısa yazı, kömürün her şeye rağmen önemini koruduğu ve gelecekte de koruyacağı tezi üzerine kurulmuştur.

ABD Enerji Ajansı (EIA) tarafından yapılan 2050 projeksiyonunda 2020 yılında ikinci sırada yer alan kömürün, 2050 yılında petrol, yenilenebilir ve doğal gazın ardından dördüncü sıraya gerileyeceği tahmin edilmektedir. Şekil-1'deki grafiğe göre yatay bir tüketim seyri izleyecek olan kömürün diğer kaynaklara göre sadece tüketim payı içerisinde bir azalma olacağı görülmektedir. 

Şekil-1: 2020-2050 Yılları Arasında Kaynaklara Göre Birincil Enerji Arzı Tahmini (EIA, 2021)

Uluslararası Enerji Ajansı tarafından, günümüzde mevcut enerji politikalarının gelecekte de fazla değişmeden sürdürüleceği varsayımına göre yapılan tahminlerde ise dünya birincil enerji talebinin 2017 yılına göre yaklaşık %45,3 oranında artış göstererek 2040 yılında 19.637 mtep seviyesine yükseleceği, bu miktarın kaynaklara dağılımında önemli farklılıkların olmayacağı öngörülmektedir. 


Şekil 2: Dünya Birincil Enerji Arzının Gelişimi, IEA Mevcut Politikalar Senaryosu, 2018.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın; yenilenebilir ya da alternatif yakıtların kullanımlarının artacağı ve enerji verimliliğine ya da karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik çabaların geliştirileceği öngörülerine dayalı olan iyimser “Yeni Politikalar Senaryosu” nda kömürün 2040 yılında küresel enerji arzı içerisindeki payı %23,1 düzeyinde tahmin edilmektedir (IEA, 2018).

Mevcut Politikalar Senaryosu’nda ise; 2040 yılında petrolün payı %27,5 ve kömürün payı %27,1 olacaktır. Kömürü %24 ile doğalgaz izleyecektir. Söz konusu yılda; nükleer enerjinin payı %5,3 ve diğer kaynakların payı ise %16,1 olacaktır (IEA, 2018).

Dolayısıyla, Uluslararası Enerji Ajansı, mevcut enerji politikalarının gelecekte de fazla değişmeden sürdürüleceği varsayıldığında, kömürün, dünya enerji bileşimi içerisindeki belirleyici konumunu en azından önümüzdeki 25 yıl içerisinde de sürdüreceğini öngörmektedir.

Kömürün Ülkemiz açısından geleceği değerlendirildiğinde, tek fosil kaynağımız olan kömürün muhakkak yeni ve yerli teknolojiler ile kullanılması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Nasıl ki Almanya'nın kömür zenginlikleri, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında yükselişinin ana nedeni olmuşsa ve de iki büyük dünya savaşı boyunca ülkeyi ayakta tutmuşsa, yerli kömürlerimiz de Ülkemizi enerjide daha bağımsız ve güçlü kılacaktır.